Amca De bak
.
Adamın biri Kadıköy'de gezerken birinin papağan sattığını görmüş.
-Evladım bunlar konuşur mu?, demiş. -Tabi amcacığım, demiş.
-Bir tane bana ver, demiş. Ne kadar? Satıcı : -Üç milyon, demiş.
Adam almış eve getirmiş masanın üzerine koymuş. Bakıyım demiş
papağandan ses yok. Defalarca tekrarlamış ses yok kızmış ve
tüylerini çekerek : -Amca de bakıyım! Papağandan yine ses yok.
Masa tüy dolmuş papağan konuşmamış. Sinirlenip bunu tuttuğu
gibi kümese atmış. Ertesi gün yumurta için kümese gittiğinde
ne görsün her yer tüy. Tilki diye yavaş yavaş ilerlemiş bide
bakmış ki papağan tavukların tüylerini gagasıyla çekerek tavuklara :
-Amca de bakıyım, diyor.
Büyük baba Hesabı
.
Adamın biri lüks bir lokantanın vitrininde şu ilanı görür.
"Yemeği siz yiyin, hesabı torununuz ödesin".
Fikir çok cazip gelir ama yinede emin olmaz içeriye bir kez daha sorar.
-Gerçekten yediğim yemeğin parasını torunumdan alacaksınız?.
-Evet, der lokanta sahibi. Bunun üzerine patlayana kadar yiyip,
aklına geleni sipariş eder adam. Tam kapıdan çıkacakken garson
gelir ve hesabı uzatır. "20 milyon"
-Bu da ne demek hani parayı benden almıyordunuz, der.
-Evet efendim almıyoruz. Bu zaten büyükbabanızın hesabı.
Bok içerdin
.
Adamın biri bir gün İngiltere'ye gezmeğe gitmek istemiş.
Tabii İngilizce bilmediğinden arkadaşına sormuş :
-Yav ben İngiltere'ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım?, demiş.
Arkadaşıda : -Bak konuştuğun her cümlenin sonuna 'ing' koy.
Onlar senin ne demek istediğini anlarlar, demiş.
Ve adam İngiltere'ye gitmiş ve solugu bir cafede almış.
Arkadaşının taktiğini uygulamaya başlamış ve garsonu çağırmış :
-Sen bana bir çay getirebiling? demiş ve garson şaşkın şaşkın
çay getirmeye gitmiş. Garson çayı hemen getirmiş. Adam demişki :
-Bak, ben ne güzel İngilizce konuşuyoring değiling? demiş.
Garson lafı yapıştırmış :
-Ben Türk olmaying , bok içerdin çaying!
Bowling
.
Adamın birinin sigarası bitmiş. Saatte gecenin 10'u imiş.
Karısına sigara almaya gideceğini ve birazdan döneceğini
bildirerek köşedeki bakkalın yolunu tutmuş. Köşeye vardığında
bir de bakmış bakkal kapalı. Bakkalın yanında bir bar varmış.
Adam paralı makinelerin birinden sigara almak ümidiyle bara girmiş.
Sigarayı tam alıyormuş ki barda çok güzel bir sarışın görmüş.
Sarışın kadın da adamı kesiyormuş. Adam kadının yanına yaklaşmış.
Bir süre sonra muhabbet etmeye başlamışlar. Ve bardan beraber
çıkıp kadının evine gitmişler. Adam sabah uyanmış bir de bakmış ki
sarışın kadının evinde. Adam telaşla kalkmış, karım beni öldürecek
diye sızlanıp durmuş.Sarışına hemen biraz un getirmesini söylemiş
ve ellerini una bulayıp sarışın kadının evinden alelacele çıkmış.
Evine gittiğinde karısı kapıyı öfkeli bir şekilde açmış.
Adam karısına : -Vallahi sigara almak için çıktım,
bakkal kapalıydı bara gittim daha sonra da barda sarışın bir
kadınla tanıştım ve geceyi onun evinde geçirdim, demiş.
Karısı adama inanmayarak bakmış ve :
-Bana ellerini göster, demiş. Adam ellerini karısına göstermiş
ve kadın : -Adi herif yine yalan söylüyorsun bütün gece yine
bowling oynadın değil mi, demiş!
99 Duvar
.
İki deli yüz duvarı olan hastahaneden kaçmaya karar vermişler
99 duvarı aşmışlar biri sormuş : -Yoruldun mu? Öteki :
-Evet, demiş. 99 duvarı aşıp geri hastahaneye dönmüşler.
Bende bu kafa varken
.
Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için
baş hekim gelir. Deliye sorar : -Elin nerede? Deli gösterir.
-Bacağın nerede? Deli yine gösterir.
-Burnun nerde? Deli yine gösterir. Baş hekim doktorlara :
-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan
sonra deli kıçını gösterir ve :
-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.
Yüzme Bilmiyorumki
.
Mühim bir şahsiyet, bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin
bahçedeki havuza atladıklarını görr ve başhekime
dönerek : -Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını
karşıladığınızı göruyorum. Başhekim teşekkür eder,
sonra da sözlerine devam eder : -Hele siz bir de su
doldurabildiğimiz zaman gelin de görun! Havuzun boş
olduğunu oğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına
koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını,
havuzun içinde su olmadığını" söyler. Deli : -Ne zararı var?
Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!
Zil Çaldı...Paydos oldu!
.
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.
Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı,
uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini
görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp
çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli,
ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu. -Sen neden bağırmıyorsun?
diye soracak oldu. Adam : -Ben bunların öğretmeniyim,
diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler
de onun için ses çıkartmıyorum. Pilot, çaresiz yerine döndü.
Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot: -Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen
olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek,
diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir
ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra
merak etti.Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın
kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler
yok değil mi! Dehşetle sordu : -Öğrencilerin nerede?,
diye... -Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
Faturayı Ben ödüyorum
.
İki adam bir odada kalıyor biri sarhoş, diğeri ise zır deli.
Zır deli gözlerini sarhoşun terliklerine diker. Sarhoş adamın
ne yapacağını bilmez. Korkarak "ne yaparsa yapsın" der misali
deli sarhoşun terliklerini alır. Amerikadaki ailesiyle saatlerce
görüşür. Sarhoş çare düşünüyor. Ne yapayım? diye. Hemen kalkar
zır deliye iki tane sallar : -Ulan benden habersíz benim
telfonumu alıyorsun. Sen konuşuyorsun faturayı ben ödüyorum.
Yarın Çıkarım
.
Üç deli deliler hastanesinden kaçmaya karar verirler ama hastaneden
kaçmak için 100 basamaklı merdiven engelini aşmak zorundadırlar
ve merdiveni çıkmaya başlarlar 1 2 3 4 5 derlerken 50.
basamağa gelirler. 1.deli : -Ben çok yoruldum,
der ve geri döner. İki deli devam eder 80. basamakta
ikinci delide yorulur ve geri döner üçuncu deli merdivenleri
çıkmaya devam eder 81 82 83 90 95 96 derken son basamak
olan 100. merdivene gelir ve derki : -Onuda yarın çıkarım,
der ve geri döner.
.
